Diyet Yapmadan Kilo Vermek
Diyet yapmadan zayıflamak için pek çok değişik zayıflama yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin bir çoğu en etkin sistemin diyetle birlikte olabileceğini
savunmaktadırlar. Bunların başında da akupunktur gelmektedir.
Akupunkturda mantık açlık hissini ortadan kaldırmaktır. Açlık hissi ortadan
kaldırıldığında, kişinin daha az yiyeceğini ve kilo kaybının daha hızlı olacağı
savunulmaktadır. Gerçekten de akupunktur pek çok kişide işe yaramaktadır. Kısa
sürede ve hızla istedikleri kiloya gelebilmektedir. Diyetlerini bıraktıklarından ise hızla eski kilolarına dönmektedirler.
Akupunktur genel mantığına baktığınızda eğer kişinin iştahında azalma oluyorsa o
zaman günlük beslenmesinde daha az yiyeceği için neden diyet yapmaları
istenmektedir. Akupunkturda uygulanan diyetlere baktığınızda açlık sınırında
diyetler verilmektedir. Günde 8-10 tane maden suyuyla salatalar, düşük
kalorili besinlerle diyet yaptırılmaktadır. Açlık sınırındaki bu diyetlerle
kişinin iştahını kapatmasanız da aldıkları kalori miktarları çok düşük olduğu
için zayıflamaları beklenen bir mantıktır.
Literatürlerde diyet ve diyetle birlikte akupunktur uygulanan hastaların
zayıflama oranlarının karşılaştırılmış bir araştırmada bulunmamaktadır. Akupunktur üzerine yapılan bu kadar çok spekülatif söylenti varken bu işin
ustaları olarak kendilerini gösterenler bu konuda neden çalışmalar yapmazlar?
Sakladıkları gerçekler mi vardır? Yoksa bizim savunduğumuz gibi zayıflamanın
kilit noktası olan diyet mi işe yaramaktadır?
Zayıflama ilaçlarına baktığınızda da aynı vardır. Zayıflama
ilaçları üreten firmalar kendi ilaçları hakkında pek çok çalışmayla şişmanlığın
kontrol edebildiklerini anlatmaktadır. Eğer ilaçla yağları eritebildiklerini,
metabolizmayı hızlandırıyorsalar neden ilaç kullanan hastalara diyet
öneriyorlar? Etkinin artması amacıyla ilaçla birlikte diyet verilmektedir. Eğer
ilaçlar bu kadar sihirli değnekler ise normal beslenme alışkanlıklarıyla
birlikte uygulandığında kilonun korunmasına ve zayıflamaya neden olması gerekir.
Farklı zayıflama ilaçlarının farklı etki mekanizmaları bulunmaktadır. Yağ
emilimini engelleyen ilaçlar yağda eriyen vitaminlerin emilimlerini de
etkilemektedirler. Çok uzun kullanımlarında bu vitaminlerin yetersizliklerine
sebep olabilir.
Bitkisel kökenli, tarım bakanlığından ruhsatlı, kilo kontrol ettiklerini iddia
edilenler ise tam anlamıyla mekanizmaları ve etki sistemleri tartışılabilir.
Başta da söylediğimiz gibi bu alanda yapılan pek çok hileler bulunmaktadır.
Bunlardan bir de “sizi zayıflatır” demek yerine “kilonuzu aşağı kontrol eder”
bir söylem kullanmaktadırlar.
Genel zayıflama mekanizmasında yağlar suçludurlar ve şişmanlığın temel
sebeplerindendirler. Bu yargı acaba doğru mudur? Dünya üzerinde yaşayan
halklardan olan Eski Molar’ın genel beslenme alışkanlıklarına baktığınızda
yediklerinin yarısı yağa dayalı besinlerdir. O zaman Eski Moların hepsi
şişmandır ve kalp, hipertansiyon, kolesterol, kanser gibi hastalıklar daha çok
görülür dememiz gerekir. Bu yargı yanlıştır yukarıda saydığımız hastalıkların en
az görüldüğü haklardan birdir Eski Molar.
Yine hatırlatalım şişmanlığın sebebi fazla yenen yağlar değil, fazla alınan
kalorilerdir. Bu kalorilerin hangi kısmının nerden geldiğini bir yana
bırakırsak, yağ fazla yediğimiz günlerde diğer besinlerden azaltırsak bunu
dengeleyebiliriz. Yağın asıl suçlu olduğu kısım ise 9 kalori vermesidir.
Kilolarınızı kontrol altına almamız gerekiyorsa kaloriyi bir şekilde azaltmamız
gerekir, en kolay ve etkili yöntemle yağ miktarı azalırsa yüksek miktarda kalori
alımı azaltılmış olur. Yağlar tüm zayıflama yöntemlerinde ve diyette de anahtar
rol oynar, tüm stratejiler yağlar üzerine geliştirilirler. Kalorileri
azımsanmayacak kadar fazladır, besinlerin içerisinden yağlar pek çok endüstriyel
üründe çıkarılmış ürünler rahatlıkla bulunmaktadır.