Yazılar
Günde 1-2 fincan kahve veya 3-4 fincan çay içilmesinin
herhangi bir zararı yoktur. Ancak fazla alınması içerdiği kafeinden dolayı
zararlıdır. Kafein miktarının bağırsaklarda fazla birikmesi safra asitlerinin
atılmasını engellediğinden yağ yapımını hızlandırır. Çünkü atılamayan safra
asitleri safra kesesine dönerek kolesterol sentezini hızlandırır. Ayrıca çay,
kahve, kola gibi içeceklerin fazla alınması selülit problemine yol açar.
Su içmek diyet dışında da insan hayatında önemli bir yer
tutmalıdır. Günde 8 bardak ( 2 lt. ) su içilmesi gerekir. Suyun zayıflatma
özelliği yoktur. Yalnızca geçici tokluk hissi yarattığından, yemeklerden önce
1-2 bardak su içilmesi tavsiye edilir. Yemeklerle beraber veya sonra
alınması hazmı zorlaştıracağı için yemekten yarım saat önce içilmesi
gerekir.
Menopoz döneminde vücutta oluşan hormonal
dengesizlikler ve kullanılan
ilaçlardan dolayı kilo verme işlemi zorlaşır. Menapoz döneminde kilo verme hızı neredeyse yari yarıya
kadar düşer. Ancak bu bir
kayip olarak düşünülmemeli ve bu dönemde kişiler zayıflama programlarına daha da rağbet
etmelidirler. Çünkü
menapozda, kilo alim hızı çok yüksek olup bunu önlemek veya
geriye döndürmek gerekir. Aksi takdirde ileride
bu kiloları vermek daha da
zorlaşacaktır.
Gereğinden fazla yağ dokusu enerji deposudur. Bu
nedenle besinlerden alınan enerji sınırlandırılarak depo enerjisi
kullanılabilir. Bu durumda alınan enerjide açık bulunacak ve vücut bunu
depolardan karşılayacaktır.
İLKELERi :
1.
Bireyin harcadığından daha az enerji sağlanmalıdır.
2. Protein, vitamin ve minerallerden yeterli alınmalıdır.
3. Doyurucu ve bireyin yeme alışkanlığına yakın
olmalıdır.
4. Fiziksel hareketlerle enerji
harcaması arttırılmalıdır.
Bu koşullarla en uygun kilo verme hızı haftada 1- 1,5
kg. arasıdır. Normal ağırlığa gelindiği zaman bunu sürdürecek diyete aynen
uyulmalıdır.
Şişmanlığın tedavisinde en çok uygulanan
yöntemler;
1. Diyet tedavisi,
2. Fiziksel aktivitelerin arttırılması,
3. İlaç tedavisi,
4. Cerrahi
tedavi,
5. Akupunktur,
6. Hipnoz,
7. Davranış
terapisindir.
Bunların içerisinde diyet ve fiziksel aktivitenin bir
diyetisyen kontrolünde beraber uygulanması şişmanlığın tedavisinde en iyi sonucu
veren uygulama olarak görülmektedir. Günümüzde şişmanlık ülkemizde de özellikle masa başı islerde çalsan
insanlarımızın en büyük sorunudur. Bu nedenle zayıflama sektörü
özellikle İstanbul, İzmir ve
Ankara gibi büyük illerimizde oldukça rağbet görmektedir.Birçok özel zayıflama
merkezleri kurulmuş ve çeşitli yöntemlerle kişileri zayıflattıklarını ileri sürmüşlerdir. Bu yöntemler
arasında diyet dışında birçok yöntem ileri sürülmüş ancak bu konuda başarılı
olamamışlardır. Özellikle zayıflarken en önemli konulardan biri de, kişilerin
sağlıklarını yitirmemelerini sağlamaktır. Özellikle piyasada bulunan zayıflama
ilâçları, çeşitli rejimler,(İsveç diyeti,Ait forte diyeti, Atkinson diyeti gibi)
ve diyetisyen unvanın kullanarak bu isi yapmaya çalsan kiksilerin, insanlar
üzerinde onarılması güç sorunlara yol açtıkları yapılan araştırmalarda
kanıtlanmıştır. Şişmanlığın
tedavisi zayıflama ve koruma olmak üzere iki bölümde ele alınmalıdır. Ancak bu
yöntemle sağlıklı kalıcı bir kilo kaybına ulaşılabilir.
Şişmanlığın tedavisi olarak sonuç olarak su
söylenebilir; Diyetisyen
kontrolünde uygulanan diyet programlarının dışında, hiçbir yöntem, ilaç, makine
veya piyasada özellikle dergilerde yer alan sihirli diyetlerin bilimsel yönü
bulunmamaktadır. Ve bu yöntemler ani zayıflamayla beraber ölüme kadar
götürebilecek insan organizmasında onarılması güç sağlık sorunlarına neden
olabilmektedir. Bu nedenle kilo vermek isteyen kişiler kesinlikle bir diyetisyen
kontrolünde kilo vermeli ve diğer yöntemlere başvurmamalıdır.
Şişmanlık, depo yağlarının, yağsız vücut kütlesine
oranla normal kabul edilen değerlerinin üzerine çıkmasıdır. Şişmanlık bir
hastalık olmakla beraber bir çok hastalığında oluşumunda rol almaktadır. Özellikle günümüzde ölüm oranı en
yüksek olan kalp damar hastalığının yanısıra diyabet, kanser, gut, safra taşı,
böbrek ve pankreasta fonksiyonel bozukluk, karaciğer yağlanması gibi birçok hastalığın başlangıcında da rol
oynar. Şişmanlık özellikle gençlerde utanç verici bir olay olarak algılandığı için bireyin
kendisiniçirkin hissetmesine sebep olabilir. Yaşlılarda ise ağır vücudun
taşınması zor olduğu için
eklemlerde ağrıların artmasına yol açar. Son yıllarda dünyanın çeşitli
yerlerinde yapılan araştırmalar ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde, şişmanlık ve
buna bağlı olarak hastalıkların sıklığının arttığı belirtilmektedir. Ülkemizde yetişkin erkek nüfusunun % 26,4'ü hafif, % 7,6'si ileri
derecede şişmandır. Kadınlarda hafif şişmanların oranı % 38,5, şişman olanları ise %
25,6'dir.
Şişmanlık kent nüfusunda köylerden
daha yüksektir.
NEDENLERI
Şişmanlık uzun süren enerji dengesizliği sonucudur.
Bunun belli başlı nedenleri 5 grupta toplanabilir;
1. Fazla yeme,
2.
Fiziksel hareketlerin azlığı,
3. Psikolojik
bozukluklar,
4. Metobolik ve hormonal
bozukluklar
5. Bazı ilaçlar (Örn;
antidepresanlar, glikokortikoitler)
ŞİŞMANILIĞIN ÖNLENMESİ
Genellikle şişmanlamak kolay, zayıflamak ise güçtür.
Bu nedenle şişmanlığın
tedavisinden önce, önlenmesi doğrudur. Şişmanlığın önlenmesinde en önemli husus
küçük yastan itibaren enerji dengesine uygun bir diyetin uygulanmasıdır. Bu ise bireyin besinlerin
enerji değerleri ile enerji harcaması konusunda bilinçli olması ve enerji
dengesine uygun beslenme alışkanlığı kazanması ile olur.
Kararlısınız! Bir an önce ideal kilonuza kavuşmak istiyorsunuz. Gazete ve
dergilerde, haftada 10 Kg verebileceğiniz, uyurken zayıflayabileceğiniz, yosun
banyoları akapunktur tedavileri ile ilgili yüzlerce haber okuyorsunuz.
Yakın
çevreniz veya arkadaşlarınız kendi uyguladıkları diyet programlarını öneriyorlar
size. Eğer şişmanlık sorununuz varsa,
harcadığınız enerjiden azını, zayıflık sorununuz varsa, harcadığınız enerjiden fazlasını almanız
gerektiğini biliyorsunuz. Zaten, size
önerilen diyet programlarının temeli bu prensiplere dayanıyor. Ancak; size uygun olan hangisi
?
Bir
türlü emin olamıyorsanız ve bunlardan vazgeçmek istemiyorsanız , herkesin
çeşitli beslenme alışkanlıklarınız var.
Örneğin, etsiz yaşamanız
imkansız.
Ekonomik zorunluluklar: Fazla söze
gerek yok… Size önerilen diyet programının bütçenize uygun olmasını
istiyorsunuz. Tıbbi zorunluluklar: Sağlık sorunlarınız var. Size önerilen her
gıdayı yiyebilmeniz söz konusu değil.
Yasaklı yiyeceklerin üzerini çizdiğinizde, rejim listenizden geriye zaten bir şey kalmıyor. Aç
kalacak değilsiniz ya!
Düşük kalori diyetlerinde bazı
olumsuzluklar yaşanır. Protein, yağ,
karbonhidrat oranlarındaki dengesizlikten veya vitamin eksikliğinden kaynaklanan bazı sorunlar
ortaya çıkar. Sinirlilik, yorgunluk
hissi, halsizlik, göz altlarında halkalanma, yüzde çökme gibi durumlara sıkça rastlanır. Boşalan
yağ hücreleri nedeniyle vücutta
sarkmalar, kırışıklıklar oluşabilir.
beslenme uzmanlarımızın verdiği,
sadece sizin alışkanlıklarınıza ve zorunluluklarınıza özel, yasaksız ve
protein, yağ, karbonhidrat oranları
dengelenmiş diyet sayesinde bu tür
olumsuzluklar yaşanmaz. Size sunulan program, diyetle boşalan yağ hücrelerini sıkılaştırıcı
özelliği olan pasif cimlastik aletleri
ile desteklenir. Böylece vücutta sarkma,
kırışıklık, çatlak gibi olumsuzluklar yaşanmaz. Daha fazla bilgi için Sıkça Sorulan Sorular a bakınız.
Selülitin genellikle
dengesiz beslenme sonucu oluştuğunu
biliyor muydunuz ?
Sağlıklı bir diyetle desteklenmeyen
selülitin tekrarladığını ve dengeli
beslenme alışkanlığı olan kişilerde selülite
daha az rastlandığını tespit
edilmiştir.
Daha sonra sağlığa zararlı olmayan
ancak etkili tedavi aletleriyle yağlar
parçalanır. Daha sonra masaj aletiyle
parçalanan yağların dolaşım
yoluyla atılması sağlanır. Bu sırada kan
dolaşımı artar ve temiz kanla gelen oksijen, hücreleri yeniler. Ardından kişiye
en uygun pasif cimnastik aletleri ile genel ve bölgesel incelme sağlanır. Ve önerilen diyetle
selülitin tekrarlanması önlenir.
Dönme dolap gibidir kilolar! (Bir
iner, bir çıkar) Yukarıda anlatılanların
hepsinden haberdarsınız. İdeal kilonuzu ve size uygun diyet programlarını da
biliyorsunuz. Çünkü, daha önce sayısız defa denediniz. Ancak sorun şu ki; ideal
kilonuzu koruyamıyorsunuz. Uyguladığınız diyet
programından kısa bir süre sonra eski halinize dönüyorsunuz. Ve bu durum
hem sinirlerinizi, hem sağlığınızı olumsuz etkiliyor.
Dengeli beslenme alışkanlığı
kazanmak
Evet ; insan farklı yiyecekleri bir
araya getirip pişirerek kendi yemek
zevkine uygun gıdalar hazırlayabilen tek canlıdır. Ancak, aynı zamanda doğada
dengesiz beslenmeyi becerebilme
açısından da tektir insan. Dengesiz beslenme sonucu oluşan şişmanlık,
zayıflık, selülit gibi sorunlar; kalp,
karaciğer, damar hastalıkları yalnızca insanda görülür.
Dengeli beslenme alışkanlığı,
bisiklet kullanmayı öğrenmeye benzer.
Ailenize ve sizden sonraki kuşaklara miras
Bırakabileceğiniz bu alışkanlık, bir
kez öğrendikten sonra bir daha asla unutulmaz. Herhangi bir programı
uyguladığınızda, kendinize en uygun beslenme ve diyet yöntemini, değişen şartlarınıza veya isteklerinize göre
yiyecek türlerini, miktarlarını
değiştirmeyi öğrenirsiniz. İdeal kilonuz ve ölçülerinize ulaşana kadar
devam eden bu diyet sürecinden sonra
merkezimizin uzmanları ile birlikte
ideal kilonuzu korumanız için size uygun
beslenme alışkanlıklarını kazandırma dönemi başlar.
"Yarından itibaren rejime başlıyorum!" Kimbilir kaç kere kendinize bu sözü
verdiniz, sonra da hiçbir şey yapmadınız, ya da birinci günden sonra
vazgeçtiniz. Ama üzülmeyin, herkes sizin gibi. En disiplinli insanlar bile konu
zayıflamaya geldiğinde pes ediyor. Mantığınız, "Tamam bu rejimi yapacağım" dese
de, bilinçaltınız "Asla başaramayacağım" diye direnip durur. Genellikle
bilinçaltının sözü geçtiği için de siz hep şişman
kalırsınız.
Bilinçaltı
tıpkı bir bilgisayar gibi çalışır, duygu ve düşüncelerinizi hiç bir süzgeçten
geçirmeden olduğu gibi depolar.
Diyelim ki vitrinlere bakıyorsunuz ya da
yeni bir elbiseyi deniyorsunuz... Farkında olmadan kafanızdan şu düşünce geçer:
"Ne kadar şişmanım." Kendinizi giderek daha itici hissedersiniz,cesaretiniz
kırılır ve az yiyeceğinize giderek daha fazla yemeye başlarsınız. Kendi kendine
yapılan olumsuz telkini, tersine çevirmek ve bu sayede zayıflamak da mümkün.
"Mental
antrenman" (zihinsel alıştırma) adı verilen yöntem sayesinde kendi kendinize
daha olumlu yaklaşmasını ve bu sayede yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeyi
öğrenebilirsiniz.
İlk
yapacağınız iş, geçmişte bilinçaltınızı ne gibi olumsuz ve
şişmanlatıcı fikirlerle doldurduğunuzu saptamak olmalı. Sonra bunları olumlu ve
zayıflatıcı fikirlere dönüştürün. Şunun gibi:Çok şişmanım Zayıfım. (Bu sırada
kendinizi dar bir bluejean içinde hayal edin.
- Akşam yine televizyon izlerken paket
paket cips yerim.
+
Akşam yemeğinden sonra hiçbir şey yemeyeceğim.
-
Rejim yapmama rağmen patates kızartmasına dayanamayacağıma
eminim.
+
Bedenimi seviyorum ve bunun için sağlıklı beslenmek
istiyorum.
-
Tatlılardan vazgeçemiyorum.
+
Tatlı krizim tuttuğuna, maden suyu ve meyve suyu gibi sağlıklı içecekleri tercih
edersem, benim için daha yararlı olur.
-
Çok ağırkanlıyım.
+
Hareketli olmak harika bir duygu, çok hoşuma
gidiyor.
-
Hafta sonlarında, verdiğim kiloları yine alırım.
+
Boş zamanlarında insan kendini şımartabilir ama ben yemek yiyerek
şımarmam.
-
Akşamları bir bardak şarap içmezsem sinirlerim
gevşemiyor.
+
En iyi gevşeme yöntemi gerilim romanı okumaktır.
Yatmadan
önce bu listedeki olumlu cümleleri onar kez tekrarlayın. Bu sırada kendinizi
zayıf olarak ve strech giysiler içinde hayal ederseniz bilinçaltınızı daha çabuk
ikna edersiniz. Bu iş için kendinize zaman ayırın, rahatsız edilmeyeceğiniz bir
ortam ve zamanda telkine başlayın. Ortalama 30 gün içinde bilinçaltınızda
zayıflatıcı etkiler belirmeye başlayacaktır.
YEMEĞİN DIŞINDA İŞLERLE DE UĞRAŞIN
Çoğu
insan yemeği bir keyif kaynağı olarak görür ama aslında keyif alınabilecek daha
başka şeyler de vardır. Kendinize bir hobi veya bir eğlence kaynağı edinin.
Mesela bu bir kart postal kolleksiyonu olabir. Bunun yanında mutlaka bir sporla meşgul olun. Spor hem
vücudunuzdaki yağların (kalorilerin
harcanması sebebiyle) azalmasını sağlayacak hem de daha sıhhatli olacaksınız.
Çoğu
zaman kilo almamıza neden olan zararlı bazı alışkanlıklarımızın farkında
olmayız. Oysa fazla kilolarımızdan kurtulmak ve formda kalmak için öncelikle
zararlı alışkanlıklarımızı tanımamız gerekir. Bu durumdan yola çıkarak sizin
için uygulaması basit ama yararı büyük
olan 50 maddeyi derledik.
1.
Zayıflamak için elinizde yeterli sebepler olsun ve düşence olarak kendinizi
buna hazırlayın.
2. Zayıf günlerinizden bir fotoğrafınızı
mutfağınıza asın.
3. Lokmalar arasında yarım dakika kadar ara vermeye çalışın.
4. Kesinlikle aç karnına alışverişe gitmeyin.
5. TV izlerken ya da kitap okurken birşey atıştırmayın.
6. Her öğünde sadece bir porsiyon yiyin.
7. Yemekten sonra hemen dişlerinizi fırçalayın.
8. Kendinize "Karnım gerçekten aç mı?" sorusunu sorun.
9. Isırdığınız her lokmanın tadını almaya çalışın.
10. Yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri tercih edin.
11. Yürüyüşlerinizi yemekten sonra yapın.
12. Aperatif olarak birşeyler içmek istediğinizde sadece domates suyu
için.
13. Sebze yemeklerinin üzerine dökeceğiniz sosları suyla hazırlayın.
14. Meyve sularını yarı yarıya maden suyuyla karıştırıp öyle için.
15. Ayakta yeme yerine, oturarak yemeyi tercih edin.
16. Yemeğin dozunu fazla kaçırırsanız ertesi gün küçük bir diyet
uygulayın.
17. Izgara yapacağınız eti yağlamak yerine soslayın.
18. Her öğünden önce yulaflı birşeyler atıştırın.
19. Diyet ya da light içecekleri tercih edin.
20. Abur cubur yerine küçük taneli meyvelere yönelin.
21. Her lokmanızı 20 kere çiğneyin.
22. Açlık hissettiğinizde şekersiz bile olsa sakız çiğnemeyin.
23.
Açlık hissettiğinizde evden dışarı çıkmaya çalışın.
24. Açlık hissettiğinizde ince bir dilim salatalık yiyin.
25. Kendinize vanilyalı, meyve sulu buzlar hazırlayın.
26. Davetlere gitmeden önce yağsız küçük bir yoğurt yiyin.
27. Peynir iştah keser, yemek öncesi yiyebilirsiniz.
28. Yatarken kesinlikle ağzınıza şeker atmayın.
29. Bitki özlü çaylar için.
30. Her öğünden önce bir bardak maden suyuna limon sıkıp için.
31. Sevdiğiniz şeyleri küçük porsiyonlar halinde hazırlayın.
32. Öğünler arasında kilo aldırmayacak bir sebze ya da meyve
yiyebilirsiniz.
33. Öğün saatlerinize uymaya çalışın.
34. O öğünde ne kadar yiyecekseniz o kadar pişirin.
35. Her zaman küçük tabaklar kullanın.
36. Canınız pasta yemek isterse 20 dakika beklemeye çalışın.
37. Aynanın önünde çıplak olarak kendinizi inceleyin.
38. Akşam yemeklerinizi mutlaka hafif yiyin.
39. Kalorisi az mönüler bulunduran restoranlara gidin.
40. Sebzeleri haşladığınız suyu içebilirsiniz.
41. Meyve ve sebze ağırlıklı diyetleri tercih edin.
42. Et ve balığı alüminyum folyo içinde pişirin.
43. Haftanın bir gününü meyve günü ilan edin.
44. Haftanın bir gününü pirinç günü olarak değerlendirin.
45. Besinleri mümkün olduğunca ince doğrayın.
46. Bir hafta içinde yediğiniz herşeyi not edin.
47. Öğleden sonra iki tane katı yumurta yiyin.
48. Yemekten önce bir elma yiyin.
49. Çekirdekli meyvelerin çekirdeklerini bir süre ağzınızda tutun.
50. Zayıflamayı keyifli hale getirecek ödüller belirleyin.